|
Td AŞISI BİLGİ NOTU - Difteri toksini Coryebacterium diphteria’nın sıvı ortamda üretilip daha sonra formaldehid ile toksininin toksoide çevrilmesi ile elde edilmektedir. - Tek başına difteri aşısı bulunmamaktadır. Erişkin formda veya çocuk formunda olmak üzere tetanoz toksoidi ile ikili aşı veya boğmacanın da beraber olduğu üçlü (karma) aşı şeklinde kullanılmaktadır. Yine çocukluk çağında uygulanmak üzere difteri, tetanoz, boğmaca, çocuk felci ve Hib’e karşı koruyan beşli kombine aşılar şeklinde de bulunmaktadır.
- Çocukluk
çağı aşılarındaki difteri içeriği erişkin tipteki difteri aşısında bulunan
difteri içeriğinden daha fazladır. Td erişkin tip, DT pediatrik tip
difteri-tetanoz aşısıdır. Erişkin tip Td deki difteri toksoidi yan
etkilerinin azaltılması amacıyla diğerine göre azdır.
- 7
yaşından büyük çocuklar ve erişkinler için primer aşılama bir ay ara ile 2
doz ve ikinci dozdan 6-12 ay sonra uygulanacak tekrar dozu ile toplam 3 doz
olarak önerilmektedir.
Bugün için elimizdeki
bilimsel veriler, yaşlı popülasyonlarda (>65 yaş) üç temel aşının yaygın
olarak kullanılmasını, diğer aşıların belli bir risk/yarar dengesi
gözetilerek belli endikasyonlarla çeşitli taramalardan sonra uygulanılmasını
ve bazı aşıların ise yan etkileri dikkate alınarak mümkün olduğu kadar
uygulanmasından kaçınılmasını gerektirmektedir. Erişkin immunizasyon şeması
aşağıda sunulmuştur.
TETANOZ-DİFTERİ (Td) ADSORBE TOKSOİD AŞISININ ERİŞKİNDE KULLANIMI:
Yaşlı popülasyonlarda (>65 yaş) kullanımı rutin olarak önerilen aşılardan biri, Tetanoz-difteri adsorbe toksoid aşısıdır. Primer immunizasyon ve rapel dozları olan gençlerde 10-15 yıllık %98’lik bir koruyuculuk oluşturan bu kıymetli aşı, ne yazık ki yaşlı popülasyonlarda göz ardı edilmekte, bu da kolaylıkla önlenebilecek çok ciddi klinik tablolara ve ölümlere yol açabilmektedir. Yaşlılıkla birlikte serokonversiyon oranı, ülkemizde azalmaktadır. 18-30 yaş aralığında serokonversiyon %93 iken 50 yaş üstünde %35’dir. Dolayısıyla azalmış immünite ülkemizde önemli bir sorun oluşturmaktadır. Aşı kayıt sistemlerinin de yetersiz olması, bu popülasyonları daha da risk altında bırakabilmekte, minör bir travma sonucu ölümcül komplikasyonlar gelişebilmektedir. Td toksoid aşısının ilk aşıları çocukluk çağında verilmemişse ilk dozdan bir ay sonra ikinci, ilk dozdan altı ay sonra ise üçüncü dozu yapılır. Td toksoid aşısının ana aşılama serisi tamamlanmışsa, erişkin kullanım formu için, her 10 yılda tek bir doz 1 cc. IM deltoid bölgeye uygulamalı, uygulama kayıtları titizlikle izlenmelidir. Daha sık uygulamalarda, lokal ve sistemik yan etkiler daha fazla gözlenebilir. Herhangi bir nedenle heterolog antitetanoz antitoksini kullanan yaşlılar, mutlaka aşı ile korunmalı; heterolog antiserumların bu yaş grubunda tip-III aşırı duyarlılık reaksiyonlarına daha sık yol açabileceği unutulmamalıdır. Birçok değişik preparat piyasada bulunmaktadır, aynı zamanda ucuzdur.
Dünya Sağlık Örgütünün 1993’de yayınladığı Difteriyle ilgili modülde; Td aşısının yaralanmayı takiben tetanoz profilaksisinde uygulanabileceğini ve yine 10 yılda bir tekrarlanması gerektiği (Karzon & Edwards 1988) belirtilmiştir. Bazı araştırıcıların tavsiyesine göre virulan tip C.Diphtheriae suşlarına maruz kalan özellikle askeri personel,sağlık personeli, çocuk bakımevi ve kreş çalışanları, öğretmenler ile alkol ve madde bağımlılarında uygulanması gerektiğidir (Edwards 1990, Galazka & Kardymowicz 1989). Yine aynı modülde Difteri toksoidinin yetişkinlerdeki yan etkilerini azaltılması için aşıdaki miktarının düşük olmasının yeterli olduğu vurgulanmıştır. Td’den beklenen yan etkilerin diğer aşılarda beklenenden daha çok olmayacağı belirtilmiştir (Allerdist & Ehrengut-Lange 1982, Trinca 1975).
Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (CDC)’nin alt komitesi olan Bağışıklama Uygulamaları Danışma Komitesi (ACIP) ‘nin 1991’de ki tavsiyesi şu şekildedir: “Tetanoz ve difteri toksoidlerinin teratojenik olduğuna dair hiç bir bulgu olmasa da Td uygulaması konusunda gebeliğin 2. trimesterine kadar beklenilmesi, mevcut reaksiyonların teorik olarak görülebilme ihtimaline dair şüpheleri azaltmak açısından makul ölçüde bir ihtiyat sağlamaktadır.”
ACIP’ın 2002’deki tavsiyesinde şu ifade edilmektedir: “Td toksoidi gebe kadınlara rutin olarak uygulanabilir. Son 10 yıl içerisinde Td ile aşılanmamış fakat önceden Td uygulanmış gebelere ek bir doz aşı yapılmalıdır.” Ayrıca : ”Bağışıklanmış yada sadece tetanoza karşı kısmen bağışıklanmış gebe kadınlar primer serilerini tamamlamalıdırlar (yani 3 doz aşıyı yaptırmalıdırlar).”
Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün alt kurulu olan Bağışıklama Danışma Kurulunun 19.03.2004 tarihinde almış olduğu karar doğrultusunda, TT aşısı bulunmadığı dönemlerde yaralanmalarda Td aşısının kullanılabileceği bildirilmiştir.
Bu veriler ışığında
Td’nin aslında hayati önem taşıdığı, sadece yaralanmalarda değil aslında
yetişkinlere her 10 yılda bir uygulanması gerektiği ortadadır.
|