|
Çağdaş
sağlık sistemlerinin önde gelen amaçları arasında, birinci basamak sağlık
hizmetlerine öncelik vererek, sağlık hizmetlerine ulaşılabilirliği ve bu
hizmetlerden herkesin ihtiyacı oranında yararlanmasını sağlamak ve böylece
kişilerin yaşam kalitelerini ve sağlık standartlarını yükseltmek yer
almaktadır.
Sağlıkta Dönüşüm Programı'nın temel amaçları sağlık hizmetlerinin etkili,
verimli ve hakkaniyete uygun bir şekilde; organize edilmesi, finansmanının
sağlanması ve sunulmasının temin edilmesidir.
Etkililik, uygulanacak sistemin, halkımızın sağlık düzeyini yükseltmesi
amacını ifade etmektedir. Sağlık hizmetinin sunumundaki en büyük hedef
insanların hastalanmasının önlenmesi olmalıdır. Bu amaca ulaşmanın
göstergesi epidemiyolojik verilerde sağlanacak ilerlemelerle mümkün
olacaktır. Örneğin, anne ve çocuk ölümlerinin azaltılması ve doğumda
beklenen yaşam süresinin artırılması bu amaca ulaştığımızın somut
göstergeleri olacaktır.
Verimlilik, kaynaklarımızı uygun şekilde kullanarak maliyetleri düşürüp,
aynı kaynakla daha fazla hizmetin üretilmesidir. Koruyucu hekimlik
uygulamaları ve insan kaynaklarının uygun dağılımı, malzeme yönetimi,
akılcı ilâç kullanımı, sağlık işletmeciliği bu esas çerçevesinde
değerlendirilmelidir. Ülkenin tüm sektörel kaynaklarının iyi yönetimi
verimliliği artıracaktır. Bu çerçevede ödeme gücü olmayanların sağlık
harcamalarını devletin üstlenmesi esastır.
Hakkaniyet, bütün insanlarımızın sağlık hizmetlerine ihtiyaçları ölçüsünde
ulaşmalarının ve hizmetlerin finansmanına mali güçleri oranında sağlık
sigortası yoluyla katkıda bulunmalarının sağlanmasıdır. Gerek farklı
sosyal gruplar, gerek kır - kent ve gerekse doğu - batı arasında sağlık
hizmetlerine erişim ve sağlık göstergeleri ile ilgili farklılıkların
azaltılması hakkaniyet amacı kapsamında yer almaktadır.
Bu amaçlara ulaşmak için birinci basamak sağlık hizmetlerinin çağdaş bir
yaklaşımla yeniden düzenlenmesi, yaygınlaştırılması ve tüm toplum
bireyleri tarafından tercih edilebilir bir şekilde sunulması
hedeflenmektedir. Herkesin kendi seçebileceği, kolayca erişebileceği,
herhangi bir engelle karşılaşmaksızın danışabileceği, başvurabileceği bir
aile doktorunun olması bu yaklaşımın ana unsurlarının başında gelmektedir.
Ülkemizde yürütülmekte olan sağlık politikalarında kalıcı izler bırakan
Prof. Dr. Nusret Fişek'in ifadeleriyle: "Kişiye yönelik koruyucu hekimlik
hizmetleri ile ayakta ve evde hasta tedavisi hizmetleri bir arada (entegre
olarak) yürütülmelidir. (...) Entegre örgütlenme modelinin en basiti
çağdaş aile hekimliğidir. Çağdaş aile hekimi, ailedeki çocukların
periyodik muayenelerini ve aşılarını yapar. Annelere çocuk bakımını
öğretir. Yaşlıların -varsa gebelerin- periyodik muayenelerini yapar ve
gereken önerilerde bulunur. Aile bireylerine sağlık, ev hijyeni ve kişisel
hijyen konularında eğitim yapar. Evde hastalanan varsa onları tedavi eder
veya gerekiyorsa bir uzmana veya hastaneye gönderir." (Halk Sağlığına
Giriş, Hacettepe Yayınları, Ankara, 1985)
Dünya Sağlık Örgütü, 2010 yılına kadar insanların aile ve topluma dayalı
temel sağlık hizmetlerine daha iyi ulaşabilmesini, 21. yüzyılda "Herkes
İçin Sağlık" hedefleri arasında saymaktadır. Bu hedefi gerçekleştirmeyi
amaçlayan Sağlıkta Dönüşüm Programı, aileye dayalı temel sağlık
hizmetlerini ve topluma dayalı temel sağlık hizmetlerini, görevleri net
tanımlanmış ve gerekli eğitim ve beceri ile donanmış ekipler eliyle,
entegre bir şekilde sunmayı öngörmektedir.
Toplumun tüm bireylerine ulaşılabilmesi için, ülke gerçekleri
doğrultusunda, eğitimli ve coğrafi açıdan dengeli dağılmış sağlık ekipleri
tarafından sunulması gereken birinci basamak sağlık hizmetleri için
yeniden yapılanma ihtiyacı göz ardı edilemez. Aile hekimliğinin hedefi,
birinci basamak sağlık hizmetlerini, profesyonel bir ruhla ve toplumun
katılımını sağlayacak bir biçimde, bireyin yaşadığı ve çalıştığı yerlerde
koruyucu, tanı koyucu, tedavi ve rehabilite edici yönleri ile birlikte
sunmaktır.
Sağlık hizmeti sunumunda, hizmetten yararlanan bireylerin memnuniyeti
önemlidir. Birinci basamak sağlık hizmetlerinin sürekli eğitimle
geliştirilmesi ve güçlendirilmesi, çalışan hekimler ile diğer sağlık
elemanlarının özendirilmesi, birey ihtiyaçlarının göz önünde
bulundurularak koruyucu sağlık sistemine ağırlık verilmesi ve kabul
edilebilir sevk sisteminin uygulanması ana ilkelerdir. Bu ilkelerin hayata
geçirilmesi ikinci basamakta yığılmayı engelleyecek ve gerçekten ikinci
basamakta tedavi edilmesi gereken hastalara yeterince zaman ayrılmasını
sağlayacaktır. Birinci basamak hizmetlerinin etkili bir şekilde
verilebilmesi, toplumun hastalık yükünü azaltmasının yanı sıra, ikinci ve
üçüncü basamak tedavi kuruluşlarımızın da daha iyi ve kaliteli sağlık
hizmeti ve sağlık eğitimi vermelerine fırsat tanıyacaktır.
Başa dön
Aile hekimi
anne karnındaki fetüsten, ailenin en yaşlısına kadar bütün aile
fertlerinin sağlığı, sağlık sorunları ve hastalıklarından sorumludur.
Birinci basamak sağlık hizmetini aşan sorunlar için diğer uzman hekimler,
diş hekimi, diyetisyen gibi kişilere hastayı yönlendirerek, koordinatör
görevini üstlenir. Dolayısıyla kendisine kayıtlı kişilerin aynı zamanda
sağlık danışmanı, bu konuda onlara yol gösteren ve onların haklarını
savunan kişi konumundadır.
Uygulanan ülkelerde aile hekimliği sayesinde kişi memnuniyeti artmış,
hekim birey ilişkisi süreklilik kazanmıştır. Örneğin İngiltere, Danimarka
ve Avustralya gibi ülkelerde bir aile hekiminin hastası ile olan
ilişkisinin ortalama süresi 8-13 yıl arasındadır.
Aile hekimi, aile bireylerinin ikametlerine genellikle yakındır ve kolay
ulaşılabilir konumdadır. Hizmet verdiği toplumu her yönüyle tanır; aile,
çevre ve iş ilişkilerini değerlendirir. Ailenin bütün bireylerinin sağlık
durumlarını, yaşama koşullarını, dolayısıyla koruyucu sağlık
uygulamalarının ve sağlık eğitiminin bu bireylere nasıl uygulanabileceğini
en iyi bilen kişidir. Bu doktorlar, kendi sorumluluğu altındaki bireyleri
bir hastalık çerçevesinde değil, bütüncül bir yaklaşımla riskler, sağlık
koşulları, psikososyal çevre ve mevcut diğer akut veya kronik sağlık
sorunları ile birlikte bir bütün olarak değerlendirir.
Aile hekimliği kayıtları sağlıkla ilgili araştırmalarda çok değerli bir
veri kaynağıdır. Sevk zincirinde önemli oranda başarı sağlar.
Hastalıkların uygun basamaklarda ele alınmasını ve tedavisini mümkün hale
getirir. Sevk gerektiğinde, kişinin sağlık bilgileriyle birlikte doğru
uzmanlık dalına ve doğru merkeze gitmesini sağlayarak, yüksek maliyetli
ikinci basamak sağlık hizmetlerinin daha etkili ve ekonomik biçimde
kullanımını sağlar. Bu açıdan aile hekimliği aynı zamanda birçok yanlış
yönlendirmeyi, düzensizliği, gereksiz sağlık harcamasını, ikinci basamakta
gereksiz yığılmayı, kuyrukları ve hasta mağduriyetini engeller.
Organ veya sisteme yönelik ön yargılı bir yaklaşım yerine bütüncül bir
sağlık hizmeti yaklaşımını öngörür; multidisiplinerdir. Güvene dayalı
iletişim kurar. Sorunları fiziksel, psikolojik ve sosyal yönleriyle ele
alır. Aile hekimliğine dayalı hizmetin yürütülmesinde "hasta" değil
"kişi", anlayışı esas alınır. Bu görüşten hareketle, aile hekimi
beraberindeki ekibi ile birlikte ilgi alanındaki kişilerin sağlık düzeyini
yükseltmekten sorumludur. Hekim ve diğer aile sağlığı elemanları yalnızca
kendilerine başvuran hastalara tedavi hizmetleri ile sınırlı hizmetleri
vermekle yetinmeyecek, hasta ya da sağlam herkese sağlık hizmeti
verecektir.
Birey merkezli olmasının yanında bütünleştiricilik, süreklilik, aile ve
topluma yönelik olma özellikleri nedeniyle aile hekimliği sağlık
sisteminin önemli bir yapı taşıdır. Gittikçe artan orandaki yaşlı nüfusun
temel sağlık hizmeti gereksinimleri, onları tanıyan ve kolay
ulaşabilecekleri aile doktorları vasıtasıyla çok daha etkili olarak
karşılanabilecektir.
Bu yaklaşımın, çok daha hızlı ve sağlıklı tanı konması ve uygun tedavi
yönteminin seçilmesine yardımcı olacağını söylemek mümkündür. Her bireyin
sağlığının bir takipçisi olması, hastaların doktora kolay erişebilmesi ve
hızlı hizmet alabilmesi, hastalarımızın sağlık hizmetine erişebilmek için
başvurmak zorunda kaldığı sistem dışı erişim yollarını da ortadan
kaldıracaktır.
Başa dön
Aile
hekimi, kişiyi ailesi ve içinde yaşadığı toplum ile birlikte bir bütün
olarak ele alarak koruyucu sağlık hizmetleri ile tedavi hizmetlerini bir
arada sunan ve kendi sorumluluğu altındaki kişilerin hem biyolojik, hem
ruhsal, hem de sosyal yönleriyle ilgili olan, kişilerin kendi seçtikleri
hekimidir. Aile hekimi ile kişi arasında sürekli bir ilişki bulunması ve
bu ilişkinin her iki tarafın da isteği doğrultusunda sürdürülmesi esastır.
Aile hekimi kişinin sağlığını emanet ettiği, her türlü sağlık sorununda
danışmanlık aldığı, sağlığının korunması ve sorununun giderilmesi için ilk
başvurduğu hekimdir.
Bazı orta ve yüksek gelirli ülkelerde bile aile hekimliğinin bir tip
disiplini olarak uygulanmasında, hatta algılanmasında sorunlar
yaşanmaktadır. Bu yüzden, tip fakültesinden mezun olan hekimlerin, aile
hekimliğini bir uzmanlık dalı olarak tercih etmesini özendirecek ortam her
yerde bulunmamaktadır. Ülkemizde de aile hekimliği uzmanlık dalı
bulunmasına rağmen, bu uzmanlık önceleri bir süre yabancı dil ile, daha
sonra ise bilim sınavıyla başlanabilen ve ihtiyacın altında uzmanlık
öğrencisi alan bir bilim dalı olmaktan öteye geçememiştir. Bu yüzden aile
hekimlerinin görev alanına giren hizmetler, pratisyen hekimler tarafından
verilmektedir. Böyle durumlarda tip fakültesinden her mezun olanın bu
sorumluluğu taşıması gerektiği kabul edildiğinden tip eğitiminin halkın
önemli sağlık ihtiyaçlarının üstesinden gelecek tarzda yönlendirilmesi
gerekir. Böyle bir eğitimle hekimlerin bu görevi üstlenmesi veya ileri bir
uzmanlık disiplini altında aile hekimliği eğitiminin verilmesi seçenekleri
ülke koşulları dikkate alınarak tartışılabilir. Ülkemizde bu görevler tip
fakültesinden mezun olan hekimlere yüklenmesine rağmen, fakültelerimizde
ağırlıklı olarak Tıpta Uzmanlık Sınavına yönelik bir eğitim verilmektedir.
Bu noktada tercihlerin netleştirilmesi ve belirlenen hedeflere yönelik
olarak lisans ve uzmanlık düzeyinde tip eğitiminin yeniden
şekillendirilmesi gerekir. Aile hekimliği uygulamasının hekimler için
cazip, halk tarafından kabul edilebilir ve erişilebilir hâle gelmesi için
eğitim, yasal alt yapı düzenlemeleri ve teşvikle sistern dönüşüme tabi
tutulmalıdır.
Başa dön
Aile
hekimleri kendilerine bağlı bireylerin sağlıklarının korunmasından ve
hastalandıklarında tedavi edilmelerinden birinci derecede sorumlu
kişilerdir. Bireylerin acil durumlar dışında sağlık sistemine giriş
kapısını oluştururlar. Kendisine kayıtlı kişilerin sağlık kayıtlarını
tutmak, bağışıklama ve diğer koruyucu sağlık hizmetleri ile birinci
basamaktaki tanı ve tedavi hizmetlerini üstlenmek, ikinci ve üçüncü
basamak bakımlarını koordine etmek aile hekiminin görevleridir. Ulusal ve
bölgesel sağlık hedef ve önceliklerinin plânlanmasına yardımcı olmak üzere
gereken bildirimleri üst kuruluşlara yapmak ve plânlama sonucunda merkezi
otoritenin öngöreceği programları uygulamak da aile hekiminin görevleri
arasındadır. Bu görev ve sorumluluklar kısaca şu başlıklar altında
özetlenebilir:
1. Aile sağlığı birimini yönetmek, birlikte çalıştığı ekibi denetlemek ve
hizmet içi eğitimlerini sağlamak,
2. Çalıştığı bölgenin sağlık planlamasının yapılmasında ilçe sağlık
idaresi ile işbirliği yapmak,
3. Hekimlik uygulaması sırasında karşılaştığı toplum ve çevre sağlığını
ilgilendiren durumları kamu sağlığı merkezine ve ilçe sağlık idaresine
bildirmek,
4. Kişiye yönelik rehberlik hizmetleri ile, sağlığı geliştirici ve
koruyucu hizmetleri vermek; bu kapsamda ana-çocuk sağlığı ve aile
planlamasını, periyodik muayeneleri (meme kanseri taraması, rahim kanseri
taraması gibi), bireysel koruyucu sağlık hizmetlerini (rutin aşılar), ruh
sağlığı hizmetlerini ve yaşlı sağlığı hizmetlerini yerine getirmek,
5. İlk kayıtta ev ziyareti ile sağlık durumunun tespitini yapmak ve
Bakanlığın öngördüğü sıklıkta ev ziyaretlerini tekrarlamak,
6. Aile sağlığı biriminde ve gerektiğinde evde birinci basamak tanı,
tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerini vermek,
7. Birinci basamakta tanı ve tedavisi yapılamayan hastaları ilgili
uzmanlık dalına sevk etmek, sevk edilen hastaların geri bildirilen
muayene, tetkik, tanı, tedavi ve yatış bilgilerini değerlendirmek, ikinci
ve üçüncü basamak tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri ile evde bakımın
koordinasyonunu yapmak,
8. Temel laboratuvar hizmetlerini vermek veya verilmesini sağlamak,
9. Aile hekimliği uygulamaları ile ilgili kayit ve bildirimleri yapmak,
10. ilk yardim ve acil miidahale hizmetlerini vermek veya verilmesini
sağlamak,
11. Yerel sağlık idaresince belirlenmiş olan ilaç temininde zorluk çekilen
yerlerde ilgili mevzuata göre ecza dolabı açmak veya ilaçların teminini
sağlamak.
Başa dön
Birinci
basamak sağlık hizmetlerimizin örgütlenmesindeki çok parçalı yapı, sağlık
ocakları gibi yatay örgütlenme modellerinin yanında AÇSAP merkezleri,
verem savaş dispanserleri gibi dikey örgütlenmelerin olması sağlık hizmeti
sunmada belirsizliğe, karmaşaya ve israfa yol açmaktadır. AÇSAP
merkezlerince üstlenilen aile sağlığı ve aile planlaması hizmetleri sağlık
ocaklarının görev alanı dışına çıkmaları ve bu konuda zayışamalarıyla
sonuçlanmıştır. Oysa bu gibi hizmetlerin entegre yürütülmesi,toplum
sağlığı açısından büyük önem taşımaktadır.
İlçe sağlık idaresinin yönetiminde, merkez ilçeler dahil her ilçede en az
bir adet olmak üzere toplum sağlığı merkezi oluşturulacaktır. Bu merkezler
aile hekimliği uygulamasında gerekli tetkik ve tahlilleri yapmanın yanı
sıra, aile hekiminin görevi dışında kalan diğer temel sağlık hizmetlerini
yürütecektir. Bu sayede, bireye yönelik koruyucu sağlık hizmetleri, tanı
ve tedavi hizmetleri ile rehabilitasyon hizmetleri dışında kalan temel
sağlık hizmetleri tek çatı altında toplanacak, daha etkili ve verimli
hizmet sunulabilecektir. Toplum sağlığı merkezleri, aile hekimlerine
aşılama, ana çocuk sağlığı ve aile planlaması gibi öncelikli hizmet
alanlarında, Sağlık Bakanlığı'nın yıllık programına uygun olarak ücretsiz
lojistik destekte bulunacaktır. Bir anlamda, aile hekimliği uygulamasının
toplum hekimliği uygulaması ile bütünleştirilmesi sağlanacaktır. Bu
merkezlerde halk sağlığı uzmanlarının istihdamına önem verilecektir.
Mevcut sağlık ocaklarımız teorik olarak toplum sağlığı merkezi için
tanımlanan görevlerin çoğunu üstlendikleri ve dağılım açısından belirlenen
ölçütleri sağladıkları için seçilen sağlık ocakları toplum sağlığıyla
ilgili görevleri yürütmeye devam edecektir. Burada önemli olan, görev
alanlarının ve tanımlarının net olarak yapılması, yetki ve sorumlulukların
sınırlarının çizilmiş olmasıdır. Yani sağlık
ocaklarından uygun ve yeterli olanlar toplum sağlığı merkezi olarak hizmet
görürken, diğerleri kamuda kadrolu aile hekimlerinin görev alanı olan aile
sağlığı birimi / merkezi hizmetlerinde kullanılacaktır. Sağlık ocağı veya
diğer kamu sağlık yapılarının yetersiz kaldığı alanlarda aile sağlığı
merkezleri için yeni mekânların inşası veya kiralanması sağlanacaktır.
Mevcut olan ve fiilen birinci basamak sağlık hizmeti veren sağlık
ocakları, sağlık merkezleri, AÇSAP merkezleri, verem savaş dispanserleri (VSD),
kurum hekimlikleri, SSK dispanserleri ve SSK sağlık istasyonları iki ana
yapıda bir araya getirilecektir. Bölgede mevcut bulunan en uygun bir veya
daha fazla mekan toplum sağlığı merkezi, diğerleri ise aile hekimleri ve
aile sağlığı elemanlarının çalıştığı aile sağlığı merkezleri olarak
kullanılacaktır. Toplum sağlığı merkezleri aynı zamanda eğitim ve
planlamamerkezleri olarak hizmet verecektir.
Uygun olan mekanlarda ilçe sağlık idaresi, toplum sağlığı merkezi ve 112
ilk ve acil yardım istasyonları aynı bina bünyesinde hizmet
verebilecektir.
Toplum sağlığı merkezlerinin, görev ve yetkileri başlıca topluma yönelik
koruyucu sağlık hizmetleridir; ayrıca Bakanlıkça belirlenen diğer
hizmetleri verecektir. Bu hizmetlerin başlıcaları şunlardır:
• Toplum beslenmesi hizmetleri,
• Sağlığı ilgilendiren kötü alışkanlıklarla mücadele,
• İçme ve kullanma sularının denetimi,
• Gıda maddelerinin denetimi,
• Gayrısıhhi müesseselerin denetimi,
• Çalışanların (esnaf) denetimi,
• Atıkların denetimi,
• Halkın kitlesel sağlık eğitimi,
• Toplumsal araştırmalar, toplum kalkınması çalışmalarına yardım
hizmetleri, sosyal yardım hizmetleri,
• Aşı ve kontraseptif ihtiyacının hesaplanması, sağlanması, saklanması,
taşınması ve hekimlere dağıtımı,
• Rutin harici aşılama hizmetleri (kampanyalar, kuduz, gazlı gangren,
yılan ve akrep serumları vb),
• Okulların, çocuk bahçelerinin, spor alanlarının denetimi,
• Okul sağlığı hizmetleri,
• Bulaşıcı hastalıklarla mücadele,
• Adli hekimlik hizmetleri,
• Ölü muayenesi ve defin ruhsatı düzenlenmesi.
Geçiş döneminde adli hekimlik, toplum sağlığı merkezi bünyesinde
sürdürülür. Ancak gelecekte sertifika eğitimi ve daha sonra adli hekimlik
uzmanlığının yaygınlaştırılması esas olacaktır.
Başa dön
Birey, aile
doktorunu ideal olarak bölgesinde çalışan hekimlerden seçer ve Bakanlıkça
belirlenen süre çerçevesinde değiştirebilir. Doktor tercihinde yakınlık ve
kolay ulaşılabilirliğin önemli rol oynayacağı aşikârdır. Ancak olumlu
yarışma ortamını sağlamak amacı ile hastaların belirli hekimlere kayıt
yaptırması zorunlu tutulmayacaktır.
Yukarıda da sözü edildiği gibi nüfusun dağınık olarak yaşadığı ve ulaşım
sorunlarının yaşandığı kırsal bölgelerde bu özgürlük sınırlı kalmak
zorundadır. Ancak koşulların elvermesi ölçüsünde bu özgürlüğün
kısıtlanmaması gerekir. Kişinin doktorunu değiştirmesi halinde tutulan
kayıtların devredilmesi esastır.
Diğer taraftan kişinin başka doktor alternatifinin bulunması halinde ve
belirli bazı koşullar altında hekim de hastasını kabul etmeyebilir.
Bunlar:
• Tıbbi etiğe uygunsuz davranışların (kişi-hekim arasında çıkar ilişkisi
kurulmaya çalışılması vb) belgelenmesi,
• Hasta ile hekim ilişkisinin tanı, tedavi ve takibi zorlaştıracak, aile
doktorunun verimini azaltacak şekilde bozulması,
• Hasta ile hekim arasında adli bir sorunun olması,
• Taciz, tehdit ve bunun gibi iletişim sorunu oluşturacak durumların
olmasıdır.
Kronik hastalık gibi nedenlerle yoğun sağlık hizmeti gereksinimi olan
hastanın kabul edilmemesi halinde Sağlık Bakanlığı ile işbirliği içinde
sağlık güvencesini sağlayan kurumun hastanın aile hekimini resen belirleme
hakkı vardır. Ülkemizdeki demografik yapının değişmesi ve hastalık
örüntüsünün farklılaşması nedeniyle, yaşlılık sorunlarına ve kronik
hastalıkların erken tanı ve tedavilerine yönelik çalışmalara aile
hekimliği uygulamaları içinde özel önem verilecektir. Bu amaçla, belli yaş
üzerinde olanların ve kronik hastalığı bulunan kişilerin periyodik
takibini sağlayacak ve özendirecek tedbirler alınacaktır.
Başa dön
Aile
hekimlerinin ülke genelinde dengeli dağılımını olabildiğince gönüllü
olarak sağlamak hizmetin sürekliliğinde ilk adımdır. Aksi takdirde
hekimler mevcut sağlık sistemi içerisinde başka bir yerde görev yapmayı
veya görevden ayrılmayı düşüneceklerdir. Bunu ilk aşamada
gerçekleştiremeseler bile, gerçekleştirme arzusu, yaptıkları işi
benimsemeden sürdürmelerine yol açacaktır. Aile hekimliğinde başarının
sırrı, hizmetin bütüncül ve sürekli olmasıdır. Belli bir hekime alışan
hastaların kendi istekleri dışında hekim değiştirmesi sistemin ana
mantığına terstir ve sonuçta istenen hedeflere tam olarak ulaşılamaz.
Sistemin başarı ile uygulandığı ülkelerde aynı aile doktoruna ortalama
kayıt süresinin 8-13 yıl olması bunun iyi bir göstergesidir.
Aile sağlığı merkezlerinde birden fazla doktorun görev yapması eğitim ve
hizmet sürekliliği açısından avantajlar taşımaktadır. Grup çalışma düzeni,
aile hekimlerinin eğitim programlarını takibinde kolaylık sağlar. Ayrıca
hastalanma ve izin kullanma durumunda bir arada çalışan hekimleri tanıyan
hastaların hizmet alması kolay olur. İş veya tatil nedeni ile sürekli
ikamet ettiği yerden en az iki ay süreyle uzak kalacak kişi, kayıtlı
olduğu aile doktorundan "geçici bakım belgesi" alır. Bu belgeyi geçici
olarak gittiği yerde seçtiği aile doktoruna verir. Kendi aile doktoru
geçici belge verdiği kişiye ait bildirim yaparak ücret tahsil edemez. Kişi
geri dönerken geçici aile doktorundan ayrıldığını ve yapılan işlemleri
gösteren bir belgeyi kendi aile doktoruna götürerek kaydını yeniletir.
Başa dön
Aile hekimi
haftada 40 saatten az olmamak kaydı ile aktif görev yapar. Mesai saatleri
ve günleri çalıştığı bölgedeki kişilerin ihtiyaçlarına uygun olarak,
çalışma yerinin koşulları da dikkate alınarak, hekim tarafından belirlenip
yerel sağlık idaresince onaylanır. Çalıştığı günler ve saatler mutlaka
çalıştığı yerin görünür bir yerinde belirtilir.
Çalışma saatleri dışında ve resmi tatillerde, diğer aile hekimleriyle
nöbetleşe hizmetin devamlılığı sağlanır.
Aile hekimleri sağlık hizmetinin aksamadan yürütülmesinden sorumludur.
Mesai saatleri dışındaki sorumluluğunu bölgedeki doktor sayısı dikkate
alınarak icapçı veya aktif nöbet uygulamaları çerçevesinde sürdürür.
Hekimler tam gün esasına göre çalışırlar. Gerekli hallerde mesai saatleri
dışında da ulaşılabilmesi beklendiğinden ayrıca serbest meslek icra etmesi
veya başka bir iş yerinde çalışması pek uygun görülmemektedir. Birden
fazla aile hekiminin aynı mekanı paylaştığı aile sağlığı merkezleri
uygulamasının teşvik edilmesi, mesai saatleri dışındaki hizmetleri kendi
aralarında koordine ederek icapçı ya da nöbetçi tarzındaki düzenlemeleri
kolaylaştıracaktır.
Genel olarak ücretsiz izin, askerlik, doğum izni, hastalık ve kabul
edilebilir belgelenen mazeretleri nedeni ile uzun süre doktorluğa ara
vermek zorunda olan aile hekimlerinin, durumlarını belgelemeleri şartıyla
aile hekimliği uygulamasına dönme hakları saklı tutulur.
Başa dön
Aile hekimi
kendine kayıtlı kişilerin kişisel sağlık dosyalarını tutmakla sorumludur.
Hastasını bir üst basamağa sevk etmesi halinde uygun sevk formuna sevk
gerekçelerini ve hastanın temel sağlık bilgilerini yazmak zorundadır.
İlgili uzmanlık dalında hastanın tetkik ve tedavisi tamamlandıktan sonra
aile doktoruna geri bildirim aynı form üzerinden veya forma ekli epikriz
vasıtasıyla yapılacaktır. Aile hekimliği uygulaması ile birlikte sağlık
bilgi sisteminin geliştirilmesi bu işlemlerin en azından bir kısmının
dijital kayıt şeklinde yapılmasını sağlayacaktır. Bazı uygulama
örneklerinde ikinci - üçüncü basamak hizmet bedellerinin geri ödeme
kuruluşlarınca karşılanması, aile hekimine geri bildirim şartına
bağlanmaktadır.
Geri bildirim, her türlü hastalık ve müdahalenin bilinmesi ile hastanın
sağlık düzeyinin daha iyi korunabilmesine imkân tanırken, ikinci basamak
hizmetlerinin de kontrol altına alınmasını sağlar.
Sevk zincirine girmek istemeyen hastalar zorlanamaz; bu zorlama pratikte
de istendiği ölçüde gerçekleşememektedir. Ancak sevk zincirine uymaksızın
hastaneye başvurmayı tercih eden hasta, tahakkuk eden ücretin bir kısmını
kendisi ödeyecektir. Bu aşamada ödeyeceği miktar, sevk sisteminin
işlemesini sağlayacak ölçüde caydırıcı olmalıdır. Hastanelerin sağlık
giderlerini geri ödeme kuruluşundan tahsil edebilmesi için aile
hekimlerine geri bildirim zorunluluğunun uygulanabilmesi bu tür sevk
sistemini zorlayan sınırlı sayı da kişinin kayıtlarının da aile
hekimlerince tutulmasına imkan verecektir. Bu uygulama, ayrıca hastaların
doğrudan ikinci basamağa başvurmasının hastaneler tarafından
özendirilmesini önler mahiyettedir.
Sağlık kuruluşları arasında basamaklandırılmış sağlık hizmetinin
verilmesini ve öncelikle birinci basamağa başvuruyu sağlamak için acil
durumlar ve takipteki hastalar dışında doğrudan hastaneye başvuranlarda
katkı payı uygulamasının yanı sıra randevu ve öncelik sağlama gibi çeşitli
teşvik uygulamaları yapılabilir.
1978 Alma-Ata Bildirgesi'ne göre sağlık sorununun %85-90'ı birinci
basamakta çözülebilmektedir. Prensip olarak aile hekiminin diğer sağlık
kurumlarına sevk oranları %20'nin üzerine çıkmamalıdır. Sağlık Bakanlığı
tarafından, yöresel özellikler, epidemiyolojik veriler ve Türkiye
genelinde aile hekimlerinin yaptığı geri bildirimler değerlendirilerek bu
oran dinamik olarak belirlenebilir. Belirlenen oranın üzerinde sürekli
sevk yapan aile hekimleri denetlenir, uyarılır, eğitime alınır ve ihmali
görülenler için ödeme kat sayısı sonraki yıl için geçerli olmak üzere
azaltılır.
Başa dön
Kırsal
bölgede mümkün olduğunca birbirine yakın yörelerde 2 veya daha fazla aile
doktoru düşecek biçimde planlama yapılır. Böylece aile sağlığı ekiplerinin
izin, mazeret ve eğitim hizmetleri sırasında birbirlerinin hastalarını
izleme fırsatları olur. Hastaların ilaca erişiminde güçlük çekilen
yerlerde özellikle temel ilâçlar doktor tarafından temin edilmeli, böylece
hasta ayrıca ilâç temini için il veya ilçe merkezine gitmek zorunda
kalmamalıdır.
Kırsal bölgelerde görev yapan hekimlerin ekibinde aile sağlığı elemanı
olarak ebe bulundurması tercih edilebilir. Bu tarz bir istihdamın gerekli
görüldüğü bölgelerde özendirici yöntemler uygulanacaktır.
Aile hekimi birden fazla belde veya köye hizmet vermek zorunda ise ilçe
sağlık idaresince uygun görülen merkezi konumdaki yerleşim biriminde
ikamet eder. Kırsal bölgede aile hekimliği uygulamasının en önemli
unsurlarından biri de gezici sağlık hizmetidir. Çünkü mevcut şartlarda
mağduriyeti fazla olan kesime ancak bu şekilde ulaşmak mümkündür. Sağlık
hizmetlerindeki ilkelerden birisi de, risk altındakilere önem ve öncelik
verilmesi olmalıdır. Buna göre, asıl risk altındakiler, hekime
başvurmayanlardır. Sağlık hizmeti talebinde bulunmayan bu kesim kendi
sağlıklarına göreceli olarak az önem verenlerden oluşmaktadır. Bu kişilere
sağlık hizmeti ancak onlara ulaşılarak verilebilir. O nedenle, aile hekimi
ve ekibi kendilerine başvurmayanlara ulaşabilecekleri bir model ve buna
uygun imkanlar içinde çalışmalıdırlar. Aile hekimi sorumluluk alanındaki
her yerleşim birimine belli aralarla ziyaret yapmak zorundadır. Bu
ziyaretlerin aile sağlığı elemanınca da yapılması sağlanacaktır. Gezici
sağlık hizmetlerinin yürütülebilmesi, ev ziyaretlerinin düzenli
yapılabilmesi için aile hekimlerinin taşıt edinmesinin teşvik edilmesi
gereklidir. Gezici hizmet verme durumunda olan hekimlerin
ücretlendirilmesinde yakıt giderleri ayrıca dikkate alınacaktır.
Aile hekimliği, kentsel alanlarda daha kolay uygulanabilir bir yöntemdir.
Nüfusun gittikçe kentsel alanlara kaydığı günümüzde aile hekimliğine
gittikçe daha fazla ihtiyaç duyulmaktadır. Sağlık hizmetlerinin sunumunda
yerel farklılıkların göz önüne alınması esastır. Ancak, bu yapılırken
sağlık hizmetlerinin ülke genelindeki bütünlüğü korunmalıdır. Ulaşım
sıkıntısı çekilen kırsal alanlarda mevcut sağlık ocakları ve sağlık
evlerinden gerekli olanların korunarak, sağlık ocağında çalışan hekimlerin
iş tanımında ve ücretlendirilmesin de aile hekimliği uygulamasının
gereklerinin yer alabileceği esnek bir yapı kurulacaktır. Bu tür sağlık
ocakları, toplum sağlığı merkezleri ile ilişkili olarak bu görevlere de
yardımcı olabileceklerdir.
Başa dön
|